TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

TÜRKTOB GELENEKSEL İFTAR YEMEĞİ SEKTÖRÜ BULUŞTURDU

TÜRKTOB GELENEKSEL İFTAR YEMEĞİ SEKTÖRÜ BULUŞTURDU
Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) tarafından her yıl düzenlenen İftar Yemeği tarım ve tohumculuk sektörünü bir araya getirdi.

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Geleneksel İftar Programı 24 Mayıs 2018 tarihinde Ankara’da yapıldı.

TÜRKTOB ve Alt Birliklerinin Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı üst düzey yetkilileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, akademisyenler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı kuruluşların yöneticileri ve ilgili personelleriyle basın mensuplarının katıldığı iftar yemeğinde TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yılmaz ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Güldal birer konuşma yaptı.

  • Kudüs Katlimamın Sorumluları İnsanlığın Vicdanında Meşruiyetlerini Kaybetmiştir

TÜRKTOB Başkanı Yılmaz konuşmasına ‘’Ramazan Ayı’ın tüm insanlık için barış, huzur ve esenliğe vesile olması temennilerimi iletiyor, geleneksel hâle gelen bu buluşmamızın mübarek Ramazan ayının manasına, ihtiva ettiği değerlere her zamankinden daha fazla muhtaç olunan bir zaman diliminde gerçekleştiğini belirterek; insanlığın ortak mirası, katliamları, işgalleri, zorbalıkları taşıyamayacak kadar barışla özdeş, üç dinin ortak değeri olan Kudüs şehrinde yaşanan katliamın sorumlularının, insanlığın vicdanında meşruiyetlerini kaybettiğini de önemle vurgulamak istiyorum.’’ cümleleriyle başladı.

  • Tohumculuk Sektöründe Yaşanan Gelişmeler

Son yıllarda tohumculuk sektöründe yaşanan gelişmeleri de özetleyen Yılmaz, şöyle konuştu; ‘’ Türkiye Tohumcular Birliği ve Alt Birliklerimiz, tohumculuk sektörünün her açıdan gelişmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının destekleri, üyelerden, sektörden aldığı güçle büyük bir özveriyle çalışmaktadır.  TÜBİTAK- Türkiye Sevk ve İdare Enstitüsü ile birlikte 1 buçuk yıllık yoğun bir emek ile sonuçlandırdığımız ve TÜRKTOB ve Alt Birliklerimizin kendi alanlarında stratejik raporlarını yayınladıkları ve hemen uygulamaya başladığımız Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Geliştirme Projesi tamamlanarak “Tohumculuk sektörü ulusal strateji raporu’’ hazırlanarak kamuoyu ile paylaşılmıştır. TÜRKTOB ve Alt Birliklerimiz; kendi kurumsal kapasitelerini daha da güçlendirmek, üyeleri arasındaki dayanışmayı en üst düzeye çıkarmak, AR-GE çalışmalarına daha çok kaynak aktaran bir yapıyı tesis etmek ve dolayısıyla daha çok çeşit ve yerli marka oluşturmak, 2000’li yılların başında 145 bin ton, 2007 yılında 325 bin ton olan ve 2017 yılında 1 milyon 50 bin tona yükselen sertifikalı tohumluk üretimini 2023 yılında 2 milyon tona çıkarmak, diğer bitki üretim/çoğaltım materyallerinin üretim miktarlarını ve kalitelerini arttırmak, sertifikalı tohum kullanım oranlarını yükseltmek, 2017 yılında 136 milyon dolar olan tohumluk ihracatını 2023 yılında 500 milyon dolara çıkarmak, sadece tohumluğu değerlendirdiğimizde %73, fide, fidan ve süs bitkilerini de dahil ettiğimizde % 92’ye ulaşan ihracatın ithalatı karşılama oranını önce eşitlemek ve sonra da ihracatın ithalatı geçmesini sağlamak, tohumun ve tohumculuk sektörünün ve birliklerimizin medyada en doğru ve etkin şekilde gündeme gelmesi için çalışmalarını devam ettiriyor.’’

***

TÜRKTOB ve Alt Birliklerinin bu amaçlara doğru hızla ilerlerken, uyguladığı sosyal sorumluluk projelerini, ulusal ve uluslararası iş birliklerini, temsil gücünü ve tanıtım çalışmalarını her yıl arttırdığını vurgulayan Yılmaz, ‘’Gerek doğru tohumculuk politikalarının oluşturulması ve uygulanması sürecine ve gerekse sektöre verdiği destekler nedeniyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımıza çok teşekkür ediyoruz. Gelecekte de işbirliğimizin pekişerek devam etmesini diliyoruz.’’ dedi. 

  ***

  • GDO, Hibrit, Yerel Çeşitler ve İsrail’den İthalat     

Kamuoyunda zaman zaman tartışma konusu olan konulara da değinen Yılmaz, ‘’ Türkiye tohumlarını İsrail’den ithal ediyor gibi çok yanlış bir algı var. Türkiye’nin 2017 yılındaki 185 milyon dolarlık tohum ithalatı içinde İsrail’in payı oldukça düşüktür.(sadece % 7’dir.) Kaldı ki ülkemiz İsrail’e yaklaşık 3 milyon dolarlık tohum ihraç etmektedir. Bırakınız İsrail’i, şu an tohum ithalatı toptan yasaklansa Türkiye 80 milyon yurttaşını, 40 milyona dayanan turisti ve 4 milyonu aşan mülteciyi rahatlıkla doyurabilecek potansiyele sahiptir.

İkinci bir konu; GDO ve Hibrit tohumlar meselesidir. 

Türkiye’de GDO’lu tohum üretim ve ithalatı yasaktır. Bu konuda çok ciddi yaptırımlar ve etkin bir denetim söz konusudur.      

GDO teknolojisi ile hibrit / melez teknolojisi çok farklıdır. Hibrit tohumlarla üretilen ürünler doğaldır.Bu ürünler sağlık riski taşımaz. Tüketicilerimizi yediği meyve sebzeden ve diğer gıda ürünlerinden soğutmak ülkemize yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.

Ayrıca, ülkemizin yaş meyve-sebze, tahıl ürünleri ve süs bitkileri ihracatı sürekli artmaktadır. Bu artışta kaliteli tohumlukların ve çoğaltım materyallerinin kullanılmasının payı çok büyüktür. ‘’ şeklinde konuştu.    

Son olarak yerel çeşitler konusuna vurgu yapan Yılmaz, ‘’ Tohumculuk Kanunu’nun temelinde; çiftçinin ve tohum kullanan tüketicinin korunması amacıyla tohumlukların kamunun veya yetki verdiği kurumların denetiminde hastalık ve zararlılardan ari, tohum kalite kontrolleri test edilerek standartlara uygunluğu onaylanmış olmaları ve piyasaya arz edilmeleri esası yer almaktadır.

Yerel çeşit adı altında ürünlerin kontrolden geçmeden, tohum kalite standartlarına uygunluğu tespit edilmeden satılması çiftçimizi ve tohum kullanıcıyı mağdur edebileceği için ticarete konu edilmemektedir. Bu gereklilik gıda güvenliği ve güvenilirliğinin sağlanması için çok önemlidir. Ancak bu yerel çeşitlerin kanuna uygun olarak üretilip ticarete sunulmasında hiçbir engel bulunmamaktadır.

Yerel tohumlarla üretim yapan ve ürünlerini pazarlayan çiftçilerimizin cezalandırılması ya da suçlu muamelesi görmesi mümkün değildir.

Ülkemizde geliştirilen çeşitler; yerel-köy çeşitleri ve yerel genetik kaynaklarımız kullanılarak geleneksel bitki ıslahı yöntemleriyle elde edilmekte, bakanlık tarafından tescil edilen ve kayıt altına alınan çeşitlerin sertifikalı tohumluk üretimleri yapılmaktadır.

Birliğimiz, maddi olarak destekleyerek yürüttüğü ve bu konuda özel sektörce desteklenen ilk ve tek proje olan Tohumun İzinde projesiyle yerel çeşitler ve bu çeşitlerin toplanması ve gen bankalarına kazandırılması konusundaki hassasiyetini sadece sözde bırakmamaktadır.

Ülkemizin tarım ve tohumculuk sektöründe sürdürülebilirliği sağlaması ve gelişimi  için daha çok bilgi, teknoloji üretmesi, AR-GE çalışmalarına önem ve destek vermesiyle mümkündür.’’ ifadelerini kullandı.

TÜRKTOB Başkanı Yılmaz ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Güldal misafirlerinin Ramazan Ayını ve Ramazan Bayramını kutladı.

1

2

3

4

5

6

 

7,

 

8

 

9