TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

“AR-GE VE ÜRETİM AZMİ İLE TOHUMCULUKTA ÇOK BÜYÜK İLERLEMELER KAYDETTİK”

“AR-GE VE ÜRETİM AZMİ İLE TOHUMCULUKTA ÇOK BÜYÜK İLERLEMELER KAYDETTİK”

Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer GÜLER, Ekotürk TV'de ekranlara gelen "Tohum Yaşamdır" programına canlı yayında konuk oldu.

TYAB Başkanı GÜLER tohum yetiştiriciliği, tohum yetiştiricilerinin sorunları ve çözümleri, TYAB'ın çalışmaları gibi konularda önemli açıklamalarda bulundu.

Çok zahmetli bir sektör olan tarım alanında tohum yetiştiricilerinin büyük uğraşlar vererek üretime katkı sağladığını belirterek söze başlayan Başkan GÜLER, üretilecek tohumun yatağını hazırlarken dahi büyük zahmet verdiklerini kaydetti.

Tohumun çok önemli olduğunu ve buna bağlı olarak tohum yetiştiriciliğinin de çok özel bir konumda bulunduğunu ifade eden Başkan GÜLER, çok masraflı bir iş olan tohum yetiştiriciliğine pozitif ayrımcılık uygulanmasının gerekli olduğunu belirtti.

"Tohumun stratejik ve bağımsızlığımızın temeli olan bir ürün olduğunu söylüyorsak, tohum yetiştiricilerine de gerekli kolaylıklar sağlanmalı." diye söze devam eden Başkan GÜLER, "Tarım ve Orman Bakanlığımızdan bize özgün, genelden farklı bir destek modeli istedik. Fark destekleri konusunda %50 oranında bir destek talebimiz var. Yeni Tarım Bilgi Sistemine geçişte Bakanlığımız bize bu konuda yeşil ışık yaktı. Önümüzdeki dönemde bu desteği alacağız gibi görünüyor. Tohum gibi bir ürünün üretiminde kullanılan girdilerin maliyetlerinin de günün şartlarına göre, tohum üreticisini destekler nitelikte olmasının doğru olacağına inanıyoruz."  dedi.

"Tarımsal üretimin önündeki en büyük sorunların başında girdi maliyetlerinin yüksek olması geliyor." diyen Başkan GÜLER, "Girdi maliyetleri bizleri çok zorluyor. Özellikle ithalat yapma durumunda olduğumuz mazot, gübre, elektrik gibi kalemlerdeki bize yansıyan maliyetler büyük sıkıntılar oluşturuyor. Özellikle son dönemde elektriğe gelen zamlar nedeniyle çiftçimiz tarlasını sulayamaz hale geldi." diye konuştu.

GÜLER, "Çiftçi, bir dağıtım şirketine teslim edilmemeli.  Elektrik, mazot, gübre gibi girdilerde tohum üreticisi en iyi şekilde desteklenmeli ve desteklemeler de zamanında üreticiye ulaştırılmalı." dedi.

Bizim Türkiye'den başka gidecek memleketimiz yok. Bizler zor günlerimizde devletle el ele verip bu günlere geldik." şeklinde konuşan TYAB Başkanı GÜLER, "Özellikle son 15 yılda tohumculukta sessiz bir devrim gerçekleşti. Bu gelişmeler kendiliğinden olmadı. Sektörümüzün çalışma azmi ve devletimizin önümüzü açması ile büyük gelişmeler kaydettik. Biz neden daha ileriye gitmeyelim!" şeklinde ifadeler kullandı.

Ekonomik ve özellikle tarımsal anlamda 45 bin üye ile çok büyük bir aile olduklarını vurgulayan TYAB Başkanı GÜLER, "Tohum yetiştiricilerimiz ülkemizin ihtiyacı olan tohumu yetiştirirken diğer taraftan da 86 ülkeye yapılan tohum ihracatına katkı sağlıyor." diyerek söze devam etti.

Tohumculuğu; yetiştiricisi, ıslahçısı, sanayicisi ile birlikte ele aldıklarını ifade eden Başkan GÜLER, tohumculukla ilgili sorunların genelde bu alanda faaliyet gösteren her kesimi ilgilendirdiği belirtti.

Başkan GÜLER; tescil, sertifika vb. konularda Tarım ve Orman Bakanlığına ödenen döner sermaye ücretlerinin %25 oranında artmasının tohumculuk sektörünü olumsuz yönde etkilediğinin altını çizdi.

Konuyla ilgili olarak Başkan GÜLER, "Bakanlığımız 2020 yılı için döner sermaye ücretlerinin arttırılmayacağının sözünü vermişti ama %25 oranında zam yapıldı. Çeşit tescili 12-13 bin TL gibi bir miktara çıktı. Tohum yetiştiricisi belgesinin 250 TL olmasının bir anlamı yok. Çünkü tohum gibi stratejik bir temel ürün ile alakalı olarak; üretim, yetiştirme, ıslah vb. konularda önümüzün açılması lazım ama bu zamlarla beraber bir zorluk daha karşımıza çıkıyor. Girdi maliyetlerinin düşürülmesini beklerken bir de bu döner sermaye artışları maliyeti yükseltiyor." dedi.

TYAB'ın; eğitim, çalıştay, panel gibi faaliyetlerinden de bahseden Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer GÜLER, "Sorunlarımızı yerinde görmek ve çözüm üretmek için bölge istişare toplantıları düzenledik. 24-27 Aralık 2019'da Antalya'da yaptığımız 'Milli ve Yerli Tohumculukta Sürdürülebilir Stratejiler' çalıştayı bunun en büyük örneğidir. Bakanlığımızın ve kurumlarının önemli yöneticileri, 1.600 kadar çiftçi bu organizasyonumuza katıldı. Bu çalıştay ile tohum üretimini arttıracak stratejiler geliştirmeyi, sorunların görüşülüp çözüm önerilerinin masaya yatırılmasını hedefledik. Çalıştayın sektörümüze önemli katkıları oldu. Bu çalıştay ve diğer istişare toplantılarımız bizim yol haritamızı oluşturuyor.

Bir de 'Milli ve Yerli Tohumculukta Sürdürülebilir Stratejiler' çalıştayında Uygulamalı Çiftçi Eğitim Merkezi Projesi'nin hayata geçmesi için protokol imzalandı. Bu proje ile Türkiye'nin her yerinden tohum yetiştiricimiz, 6 ilimizde eğitim programlarına katılabilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı ile hayata geçireceğimiz bu Uygulamalı Çiftçi Eğitim Merkezi Projesi ile III. Tarım Orman Şurası'nın amaçlarına uygun olarak bir girişimde bulunmuş olduk. İşini profesyonelce yapan, işletme yönetimini bilen, ürün planlaması yapabilen, toprak işleme, ilaçlama tekniklerini bilen ve ayrıca teknolojiyi en iyi şekilde kullanan vizyon sahibi çiftçiler yetiştirmek amacıyla bu projeyi hazırladık. İnşallah 5 yıl içerisinde başta 45 bin tohum üreticisi ile olmak üzere bu projeyi uygulayacağız. Sonraki dönemde ise Türkiye çiftçisinin tamamını bu projeye dahil etmek istiyoruz. Eğitimlerin verileceği 6 enstitümüz hazır durumda. Diğer enstitülerin de bu kervana katılmasıyla yılda yaklaşık olarak 12 bin üreticiye eğitim verme şansımız olacak. Bu proje ile; hasat sonrası ürün kayıplarında %15 gerileme, karlılık oranında %15-30 iyileşme, verimlilikte %15, sertifikalı tohum ihracatında %15, refah seviyesinde %30 artış, maliyetlerde %15 azalma hedefliyoruz." diye konuştu.

"Ülkemizde yılda yaklaşık olarak 3,5 milyon ton mazot, 6 milyon ton gübre tüketiyoruz." diyen Başkan GÜLER, "Dünya ile rekabet edebilmemizin yollarından biri de bilinçli çiftçi yetiştirmekten geçer. Bu eğitimler sayesinde bu harcamaları %20 oranında dahi olsa azaltabilirsek ülke ekonomisine, çiftçiye çok büyük katkımız olacak." dedi.

AR-GE konusuna da değinen Başkan GÜLER, "Tohum yetiştiricisi, ıslahçısı, sanayicisi tohumculuğun saç ayaklarıdır. AR-GE ve üretim azmi ile tohumculukta çok büyük ilerlemeler kaydettik. AR-GE ile verimli, kaliteli, rekabetçi çeşitler ürettik. Ülkemizde AR-GE çalışmaları, devlet kurumları ve özel sektörde hızlı bir şekilde devam ediyor. Ülke olarak tohum konusunda kendi kendimize yeterlilik oranımız %85'e yükseldi. Tohumda dışa bağımlı bir ülke değiliz. Tohumculuk sektörü olarak geçtiğimiz yıl 260 milyon dolarlık ihracat, 240 milyon dolarlık ithalat yaptık. İlk defa ihracatımız ithalatı geçti ve 20 milyon dolar fazlamız var. 100 yıldan fazladır tohumculukta çalışma yapan ülkelere nazaran emekleme dönemimiz olmasına rağmen son 15 yılda büyük sıçramalar yaptık. Diğer ülkelerle aramızdaki farkı çok hızlı bir şekilde kapatabiliriz. Bunun da en önemli ayağı AR-GE çalışmalarının sürdürülmesi ve güçlendirilmesidir. Devletin AR-GE için ayırdığı 15 milyonluk bütçenin daha da arttırılması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Firma ve tohum yetiştiricisi arasında meydana gelen anlaşmazlık, uyuşmazlık durumlarında nasıl çözümler üretildiği hakkında da bilgi aktaran Başkan GÜLER, "İstişare toplantılarımızda bu konu hakkında önemli çalışmalar yapıyoruz. Firmalar ve tohum yetiştiricisi arasında çıkan itilaf sorunlarının önüne geçmek için Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve diğer alt birlikler ile bir çalışma yaparak örnek ürün sözleşmeleri hazırladık ve bu örnek sözleşmeleri üyelerimize ve paydaşlarımıza tebliğ ettik. Hatta TÜRKTOB Hakem Kurulunun daha yetkin hale getirilmesi için önemli çalışmalar yaptık. Bakanlığımız ve TÜRKTOB nezdinde bu çalışmalar devam ediyor." diye konuştu.

Tohum yetiştiricisinin güçlü kılınmasının çok önemli olduğunu kaydeden Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer GÜLER; kırsal alanda üretim yapan nüfusun yaşlandığını ve genç nüfusun kente göç ettiğini, tohum yetiştiriciliğinin devam edebilmesi için çiftçinin köyünde kalmasının ve para kazanmasının gerekli olduğunu vurguladı.