TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

TSÜAB 11. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Yapıldı

TSÜAB 11. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Yapıldı

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) 11. Olağan Genel Kurulu 30 Haziran – 1 Temmuz 2018 tarihlerinde Ankara’da yapıldı.

Genel Kurula Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri, Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve Alt Birliklerinin temsilcileri ve TSÜAB üyeleri katıldı. 

  • ‘’Son 10 yılda çok önemli kazanımlar elde ettik’’

TSÜAB Genel Kurulu, Yönetim Kurulu Başkan V. Yıldıray Gençer’in konuşmasıyla başladı. Son 10 yılda tohumculuk sektöründe çok önemli gelişmeler ve kazanımlar kaydedildiğini vurgulayan Yıldıray Gençer, birlikler göreve başladığında 100-150 bin ton aralığında olan sertifikalı tohumluk üretiminin 1 milyon tonu aştığını, dünyada Türk tohumculuğun konuşulmaya başlandığını, Türkiye’nin 80 ülkeye tohum ihraç etmeye başladığını ifade etti.

TSÜAB’ın Uluslararası Tohumculuk Federasyonu (ISF) ve Avrupa Tohumcular Birliğinde (ESA) etkin olarak Türk tohumculuğunu temsil ettiğini anlatan Gençer, araştırma – geliştirme (AR-GE) konusunda sektörün geldiği noktanın sevindirici olduğunu kaydetti.

Gençer, ‘’ Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının verdiği destekler ve özel sektörün AR-GE’ye ayırdığı pay artmaya başladı. Bu da sektörün doğru yolda ilerlediğinin göstergelerinden biridir’’ şeklinde konuştu.

  • ‘’Uluslararası arenada gücümüz ve ihracatımız artıyor’’

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığının destekleriyle yurt dışında yapılan çalışmalara da değinen Yıldıray Gençer, ‘’ Son 10 yılda bir yandan Türk tohumculuk sektörü olarak kendimizi uluslararası alanda tanıtırken diğer yandan dünya tohumculuğunu daha yakından tanıma şansını bulduk. Sektörümüz için önemli kazanımlar elde ettik. Ziyaret ettiğimiz ülkelere yaptığımız ihracat arttı.  İhracatımızın hiç olmadığı Brezilya, Malezya ve Peru gibi ülkelerle mevzuatlardan kaynaklanan sorunları çözerek önemli bir mesafe kaydettik’’ dedi.

Yıldıray Gençer, ‘’Uluslararası Tohumculuk Federasyonunun (ISF) 2023 yılı Kongresinin Türkiye’de yapılması için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Olumlu sonuç aldık. Bu organizasyonun Türkiye’de gerçekleşmesiyle birlikte Türkiye tohumculuk sektörünün uluslararası arenadaki gücü ve bilinirliği artacaktır. Dünya tohumculuğunda ilk 5’e girme hedefimize daha da yaklaşacağız’’ dedi.  

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) öncülüğünde TÜBİTAK – TÜSSİDE’nin desteği ile yapılan ve tüm alt birlikleri kapsayan Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Geliştirme Projesi’nin cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu söyleyen Gençer, ‘’ Artık sektörümüzün bir ulusal strateji planı var. Kısa, orta ve uzun vadeli yol haritamız hazır. Bu plan doğrultusunda çalışmalara başladık’’ şeklinde konuştu.

 

  • ‘’Daha çok yetki ile daha kapsamlı hizmet vereceğiz’’

Daha önce TÜRKTOB’un aldığı etiket yetki devrine ek olarak Bitki Sağlık Laboratuarları konusunda da yetki aldıklarını, TSÜAB Sertifikasyon AŞ.’nin kurulduğunu, pilot olarak patateste yetki devri alma aşamasında olduklarını ve laboratuarın yeri ve kurulumu konusundaki prosedürlerin tamamlanma noktasına geldiğini anlatan Gençer, diğer ürün gruplarında da bu çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.   

Tohumculuk Kanununda ve uygulamalarda revize edilmesi gereken konuların yönetmelik ve tebliğlerle düzenlenebilecek alanlarda gerekli değişikliklerin yapıldığını kaydeden Gençer,  kötü niyet sonucu meydana gelen taklit ve tağşişin asla affedilemeyeceğini ancak teknik açıdan tohumculuk firmalarının sorumlu olamayacağı konularda firmaların ceza almasının önüne geçtiklerini söyledi.

Gençer, Tohumculuk Kanununun  ilgili maddesinin değiştirilmesiyle alt birliklere üyeleri tarafından ödenen binde 3 oranındaki komisyonun binde bire düştüğünü hatırlatarak firmaların düzenli ödemeler yaptıklarında TSÜAB’ın faaliyetlerinde bir aksama olmayacağını belirtti.

***

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yılmaz ise konuşmasına 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerinin ve Türkiye’nin yeni yönetim yapısının hayırlı olmasını dileyerek başladı. ‘’Yeni dönemde hem üreticilerimiz, hem de tohumculuk sektörü için yatırım ortamının iyileştirilmesi sağlayacak tedbirlerin alınması çok önemlidir’’ şeklinde konuşan Kamil Yılmaz, ‘’Ülke olarak 2023 yılında Tarımsal Gayrisafi Yurtiçi Hasılamızı 150 milyar do­lara, tarımsal ihracatımızı 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflendiğimize göre tarımsal üretimde ve kalitede artış sağlamalıyız. Bu artışı sağlamanın en önemli ayağı tohumculuk sektörüdür’’ dedi.

‘’Son 10 yılın en çok büyüyen sektörlerinden biri tohumculuktur’’

Yılmaz konuşmasını özetle şöyle sürdürdü; ‘’Türkiye 2000’li yılların başında 145 bin ton, 2007 yılında 325 bin ton olan sertifikalı tohum üretimini 2017 yılında 1 milyon 50 bin tona yükseltmiştir. 2007 yılında %38 olan ihracatın ithalatı karşılama oranının 2017 yılında %73’e çıkmış, fide, fidan ve süs bitkileri eklendiğinde bu oran %92 olmuştur. Türkiye 2017 yılında 80 ülkeye 44 bin ton tohum karşılığı 136 milyon dolarlık ihracat yapmıştır. 40 bin ton tohum karşılığı 185 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Türkiye’de son 15 yılda ihracatını 8 kat arttıran başka sektör yoktur.

Tohumculuk sektöründe 1925 yılında başlayan çalışmalar 1960’lı yıllara kadar bölgesel bazda sınırlı çabaların ötesine geçememiş, 1963 - 1980 yılları arasında kamu ağırlıklı bir tedarik sistemi söz konusu olmuştur.

Özellikle 1980’li yıllardan sonra özel sektörün devreye girmesiyle tohumculuk sektörü gelişmeye başlamıştır. Alt birlikler ve TÜRKTOB’un kuruluşu ile birlikte artan özel sektör girişimciliği, üretim alt yapısının güçlendirilmesine yönelik çabalar ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yatırım teşvikleri ve destekleri tohumculuk sektörünün gelişmesinin itici gücü olmuştur.

Tohumculukta gelişmiş olarak değerlendirilen ülkelerin üretim ve ticaret konularında oluşturdukları sistem ve kurallar Türkiye’den ortalama yarım asır önce devreye girmiştir.

Türkiye buna rağmen TÜRKTOB ve alt birliklerinin öncülüğünde tüketici ve sanayici tercihlerini dikkate alan, kalite odaklı, rekabet gücü yüksek ve adil bir tohumculuk sisteminin oluşmasına, ülkemizin yerel genetik kaynaklarının değerlendirilerek yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına, tohumlukların üretimi, tedariki ve ticaretine ilişkin millî politikalar belirlenmesi ve uygulanmasına, millî ve milletlerarası idari, teknik ve hukuki düzenlemelerin yapılmasına çok önemli katkılar sağlamıştır.

‘’Tohumculuk endüstrisinde yakalanan rakamlar umut verici’’

Bugün, buğday, arpa, çeltik, bazı yem bitkileri ve yemeklik baklagillere ait sertifikalı tohumlukların önemli bir kısmı Türkiye’de ıslah edilen çeşitler kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Hibrit sebze tohumculuğunda yeterlilik oranımız %10’dan %60’a çıkmıştır. Hububatta %90 seviyelerindedir ve bu oranlar giderek artmaktadır. Yerli tohum şirketlerimiz hibrit sebze, pamuk, ayçiçeği, mısır gibi ürün gruplarında kendi ıslah ettikleri çeşitlerle hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda rekabet eder düzeye gelmeye çalışmaktadır.

‘’Özellikle yerli firmalarımız ıslah çalışmalarında iş birliği yapmalıdır’’

1980’li yıllarda sadece 3 tohumculuk firması varken bugün bu sayı 862 civarındadır. Türkiye bugün yerli firmalarının geliştirdiği çeşitlerle dünya ölçeğinde bende varım demektedir. Ancak firma sayısının artışı tek başına gelişimi ifade etmez. Önemli olan kaliteli üretim, ıslah çalışmaları ve firmaların tohumculuk endüstrisi için yaptıkları hizmetlerdir. Firma sayısından ziyade üretilen katma değer önemlidir. Aynı alanda çalışan firmaların birleşmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle yerli firmalarımız ıslah çalışmalarında iş birliği yapmalıdır. Küçük olsun benim olsun anlayışının değişmesi gerekir. ‘’

‘’Yeni eylem planı ile kayıt dışı tohumculukla daha etkili mücadele edilmelidir’’

Son 50 yılda Türkiye’nin tohumculuk sisteminin uluslararası sistemlerle entegre olduğunu kaydeden TÜRKTOB Başkanı Yılmaz, ‘’TÜRKTOB ve Alt Birliklerimiz tarafından TÜBİTAK – TÜSSİDE’nin destekleriyle hazırlanan Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Geliştirme Projesinin sonuçlandığını ve bu kapsamda Alt Birliklerimiz için Strateji Raporları ve eylem planları yayınlandı. Şimdi tüm Alt Birliklerimizim bu yeni yol haritasına azami düzeyde uymaları gerekmektedir’’ dedi.

Bu eylem planı doğrultusunda kaliteli üretimin artırılması, AR-GE’ye ve yeni çeşitlerin geliştirilmesine daha çok önem verilmesi, uluslar arası rekabet gücünün ve ihracatın artırılması ve piyasanın etkin şekilde denetlenmesi çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Yılmaz, kayıt dışı- kaçak tohumculuk konusunda şöyle konuştu; ‘’Burada bir haksız kazanç ve haksız rekabet söz konusudur. Bu kaçak ürünlerin maliyetleri daha düşük olduğundan sertifikalı tohumluklara göre daha ucuza satılabilmektedir. Haksız ticarete konu olan bu kaçak tohum, fide ve fidanlar, kaliteli ve sertifikalı materyallerin satışını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca vergilendirilemeyen kaçak satışlar nedeniyle bitkisel üretimde verim ve kalite düşük olduğundan, çiftçimiz ve milli ekonomimiz büyük zarar görmektedir. Hem sektörün hem bakanlığımızın bu konuda çok ciddi tedbirler alması gerekiyor. TSÜAB’ın son dönemde bu konuda yaptığı çalıştay ve diğer faaliyetler son derece önemlidir.’’

‘’Belediyeler haksız rekabeti körükleyen uygulamalardan kaçınmalıdır’’

Belediyelerin tarıma ve kırsal kalkınmaya hizmet adına tohum eleme makinası dağıtmasının kaçak tohumluk üretimi ve satışını, dolayısıyla haksız rekabeti körüklediğini vurgulayan Yılmaz, ‘’Ülkemizde ihtiyacımızı karşılayacak kapasitede, dünya standartlarında, gelişmiş bir tohum endüstrisi vardır. Yeterli çeşidimiz vardır.  Bu nedenle belediyelerin selektör dağıtması artık son bulmalı, tohumculuk sektörüne mutlaka hizmet edilecekse sertifikalı tohumluk dağıtılmalıdır’’ dedi. 

‘’Yeni hedefler ve projeler ortaya koymalıyız’’

Türk tohumculuk sektörünün artık yeni projeler yeni hedefler ortaya koyması gerektiğini kaydeden Yılmaz, ‘’ AR-GE’ye daha çok yatırım yapılması, tohum bilimi ve tohum teknolojilerinin geliştirilmesi, ıslah programlarının üretici ve sanayicinin talepleri doğrultusunda revize edilmesi önceliklerimiz olmalıdır. Şu anda ihtiyacımız olan tohumluğun %40’ını üretebiliyoruz. Bu oran gelişmiş ülkelerde olduğu gibi %80’lere çıkmalıdır. Sertifikalı tohum üretimimizi 1 milyon tondan 2 milyon tona çıkarmalıyız. Bu hedeflere ulaşabilmek için kamu-özel sektör işbirliği şarttır’’ dedi.

***

‘’ Bizim için tohumculuk stratejik bir sektördür’’

Genel Kurulun açılışında konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Hüseyin Gazi Kaya ise özetle şunları kaydetti; ‘’ TAGEM olarak önemli bir AR-GE kapasitemiz var. Bizim amacımız çoklu katılımlı AR-GE projeleri yapmak ve desteklemektir. Türkiye’de AR-GE’ye aktarılan toplam kaynağın %3-3,5’u tarımsal AR-GE’ye ayrılmaktadır. Bu da yaklaşık 1 milyar liralık bir kaynak demektir. Bu 1 milyar liranın yaklaşık %14’ü de özel sektöre aittir. Bizim için tohumculuk stratejik bir sektördür. Şimdiye kadar 1500’den fazla çeşit geliştirmişiz. Bu çeşitlerin ‘kavanoz çeşit’ olarak kalmaması lazım. Üretime yansıması gerekli. TAGEM ile tohumculuk sektörü arasında daha etkin bir iş birliği yapısının kurulması gerekiyor. Ayrıca ilkim değişiklikleri ile ilgili konularda daha çok araştırma yapmalıyız.’’

***

‘’Tohumculuk firmalarına altyapı ve işletme desteği verilmelidir’’

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim (BÜGEM) Genel Müdürü Dr. Müslüm Beyazgül de yaptığı konuşmada özetle şu konuların altını çizdi; ‘’ 1980’li yıllardan itibaren özel sektörün devreye girmesi ve yasal mevzuatların oluşturulmasıyla tohumculuk sektörü büyük bir hızla büyümeye başladı. 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu bir devrim niteliğindedir. Ayrıca sizlerin yaptığı uluslararası çalışmalar çok önemlidir. Ancak AR-GE konusunda daha çok çalışmamız gerekiyor. AR-GE olmadan daha ileriye gitmemiz mümkün değil. Türkiye genetik bir hazinenin üzerinde yaşıyor. Bu kaynakları en iyi şekilde kullanmalıyız. Özellikle yem bitkileri tohumculuğunu geliştirmeliyiz. Tohumculukta üretim ve kullanım desteklerinin veriliş yöntemini yeniden düzenlemeliyiz. Tohumculuk firmalarına altyapı ve işletme desteği verilmelidir.  2023 yılına kadar 2 milyon ton sertifikalı tohum üretimini ve 500 milyon dolar ihracatı yakalamayı hedefliyoruz. Dünya ticaretinde de ilk 5 içinde yer alırız.’’

***

TSÜAB önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Topsakal da görev yaptığı dönem boyunca kendisine ve yönetimine destek veren üyelere teşekkür etti ve yeni yöneticilere başarılar diledi.

***

TSÜAB 11. Olağan Genel Kurulu, açış konuşmalarının ardından resmi gündemin uygulanmasıyla devam etti. Genel Kurul’a katılan üyelere, 2017 yılı faaliyet raporu, denetim kurulu raporu ve mali raporlar okundu. 2017 yılına ait raporlar oy birliği ile ibra edildi. Ardından 2018 yılı çalışma programı ve 2018 yılı tahmini bütçesi de oy birliği ile onaylandı. Katılımcıların görüş ve önerileri tartışıldı.

1 Temmuz 2018 günü yapılan seçimde ise birlik organları ve üst kurul delegeleri belirledi.

2- YG

3- YG

4- KY

5- KY

6- TAGEM

7- BÜGEM

8- DİVAN

9- BT

10-AY